07 November 2017

Kötü alışkanlarımın pençesindeyken siyah bot giymiş oğlana bürünmüş halim ve optik dış ses

Kafamın etrafındaki bidonun dışında bir dünya var, bidonun dışından sürekli içerideki kendimi  bir şeyler için ikna etmeye çalışırken buluyorum. Bazen iyi gelmeyen bazen de ilaç niyetine kötü alışkanlıklarım var. Her gün içimde kendimce planlar yapıyorum o kötü alışkanlıklarla ne yapacağımla ilgili. Bu kötü alışkanlıklardan kesin vaz geçmem gerekenler ve mutlaka hayatımın merkezine koymam gerekenler listesi yapıp her günün sonunda hepsinin ağırlığıyla kapının önünde bulup döşemecide yenilettiğimiz koltukta mıhlanıp kalıyorum. Geçen gün aşağıdaki videoyu gördüm Instagram'da, kendimi oradaki siyah botlu oğlana benzettim. Detoksunu yapmaya çalıştıklarımın kafasını yaşarken kendimi tam olarak öyle hissediyorum. Etrafımda bir sürü şey olup bitiyor ben ellerimi nereye koyacağımı bilemeden burka burka, etrafımdakilerin arasında kendimi belli etmeden doğalından durmaya çalışıp, ebleh halimi saklamaya çalışıyorum gibi. Tam olarak o oğlan gibi göründüğümü düşünüyorum sıklıkla. Postu belki yüz kere izledim altıma sıça sıça... Hayatımın büyük bir kısmı o siyah botlu oğlanın videodaki son 15 saniyesinde görülen hali gibi geliyor.

Siyah botlu oğlan olma halimle kavga etmek istemiyorum, olayım sadece buyken ve ben bu halimle çok mutluyken neden hep kendime sözler ve çeki düzen vermem gerekliymiş gibi hissediyorum acaba? Kafamda o bidonla yaşamanın tek zor yanı bazen etrafta çok fazla şey olup biterken orda olamıyormuşum gibi hissettiğim için kedimi eksik hissetmek. Ama işte o da her zaman olmuyor allahtan... Bu dertlenmelerim, peşinde olduğum önemli işlerim, hayallerim, korkularım falan o taaa kocaman evrende o kadar hiç bir yere düşmüyor, o kadar yok ki aslında. Varmış gibi yapmak zorundayım, yapmazsam kendimi nasıl oyalardım yaşamak için diye düşünüyorum. Yoklar ama yaşamak için var olsunlar diye uğraşıyoruz işte, adına da hayat diyorlar.

Sonra düşündüm bundan daha saçma ne olabilir diye...  Derken karşıma bir başka video çıktı. Bu Isntagram postundan daha saçma şu video olabilirdi ancak. Evrenden bir mesaj aldığımı düşünüyorum... Ben kendimi siyah botlu oğlan gibi hissederken bu videonun sağ alt köşesindeki optik çocuk gibi hayatta bir iş yapmanın, 100 üyeli bir kanalda evrende hiçbir yere düşmeyecek 161 kere izlenmiş bir videoya 5 küsür dakikanı harcamak paha biçilemez olsa gerek. Bilinçli ve doğal. Gerçek ve orada işte. Bu videoyu kendine iş edinip vaktini vakfeden optik kardeşimle her sabah hayatta kalmak için kendime anlamı olan nedenler uydurmaya çalışmam arasında ne fark acaba?




No comments: