07 June 2016

king's garden

mış'lı gibi yapmakla ilgili maruzatım malum. ben de böyleyim çocuklar. moda'da kafem yok, mango'da vinleks eteğim de ama kendimi bıçaklamak isterken içime sıçtığımı kimse görmesin diye seke seke yürümüşlüğüm çok. kendi miş'liğimi farkedip üzüntüden geberdiğimden beri "dediğimin arkasında nasıl dururum lan" diye çok düşündüm. cevap çok yakınımdaydı. metrobüs!

kendime söz verdim. büyük konuştum, madem bu şehir beni öldürüyo metrobüse binersem karnı aç biri beni dövsün diye. metrobüse binmedim değil. hayatımda toplam 10 kere bindim. yolculuk evimden söğütlüçeşme (5') söğütlüçeşme'den artık her nereye gidilecekse ki en uzak zincirlikuyu oldu bu hayatta (22') toplamda  27 dakkamı alıyo. kafam neremden çalışıyo acaba? metrobüse bindiğim an "hadi bindim de bu otobüsten ya inemezsem" diye ölüyorum. heaa pratik mi pratik allahı var. kköy'den zincirlikuyu'ya 22 dakikada gidebilmek için isveç'te olman lazım. ama değiliz. metrobüs diye bi şey attılar götlerinden. isveç temalı pakistan oldu her yer daha çok. sırf sikici şehirde daha hızlı hareket edelim, etimizden sütümüzden daha uzun zaman yararlanabilsinler diye karıncadan devşirme memeli hayvan çeşidi olduğumuzun başka bi göstergesi işte metrobüs. binemiyo değilim. benim derdim inmekle! inemiyorum. 

evden vapura (7') vapurdan istanbul'a (max20') ordan da artık her nereyeyse (max 20') hadi indi bindi, pandik yedi kavga etti derken 60' olsun. hayatımda bi yerden bi yere gitmek için 33' daha fazla harcamiicam diye kanser olmaya değer mi? değmez. denize baka baka, günün nasıl geçiyo nesli konuşması yapa yapa günlük rutini yaşamak insanın bu şartlarda kendi için yapabileceği en basit ve en eşsiz şeylerden biri. bi yerden bi yere vaktinde gitmek için yarım saat daha erken çıkma alışkanlığı edinebilmek için plan yapıp, o plana uymak hayatta şu aralar mış'lı gibi yapma huyumu değiştirebilmek için bulabildiğim en minnoş egzersiz. 

burda böyle arkadaşlar. 

No comments: