28 June 2016

bi süredir her sabah aynı yerden kahve alıyorum. üçüncü falan gidişimdi sanırım, bu binada mı çalışıyorsunuz dediler. yok dedim. eğer orda çalışıyor olsaymışım yüzde 10 indirim varmış. bi oğlanla bi kız var kahvecide, dönüşümlü duruyorlar. kahveyi her aldığımda usanmadan "ne kadar" diye sorarken parayı da uzatmış oluyorum. kız varsa "6 lira verseniz yeter" diyor. oğlan varsa yanıt vermeden parayı elimden alıp bir sürü demir parayla birlikte para üstünü veriyor. bugün en sonunda internetten kahvenin fiyatını buldum: 6 lira 25 kuruş.

bi süredir terpide ben neden öfkelenemiyorum, öfkelendiğimde neden içime içime sıçıp susuyorum da sonra en sakin nasıl anlatırım diye uygun(!) kelimeler seçerken beynimdeki iltihap seviyesini zorluyorum diye yakınıyordum. bugün terpiste kahveci kızın "6 lira verseniz yeter" dediği zaman öfkeden kudurup hiç bi şey diyemeyişime mi yoksa bu cevaba öfkelenmeden eğlenemeyişime mi karar veremediğim için öfkelendiğimi anlattım.

sonuç: "bunlar çok yoğun duygular" oldu. 

No comments: