11 April 2014

Selam ben Nesli

Mektup adresinizi yakın arkadaşım Pemboş'tan aldım. Kendisi 32 senedir arkadaşım ve tanım yerindeyse yoldaşımdır. Ben nereye o oraya derler ya :) Bana en iyi sizin yardımcı olabileceğinizi söyledi Pemboş. Bir konuda size danışmak istiyorum. Danışmama başlamadan önce maruzatımı bildirmem gerekli.

Kolzet kapağını kaldırarark işemek dünyanın her yerinde aynı pratik mi merak ediyorum. Öyle ya da değil, konum şu ki o kapak neden işendikten sonra temiz mi diil mi diye kontorl edilip toptan kapanmıyor? Ne pislik yaratıklarız lan biz. Ay pardon, size de böyle ilk mektubumda biraz ayıp ettim istemeden lan falan... Arada bir kaçıyo. İşedikten sonra kapağı kontrol edip hepten kapamayı bırakın, o kızların işerken oturdukları erkeklerin sıçramasın diye kaldırdıkları içi boş çemberleri artık yaylı yapıyor kapak imal edenler (o işi yapana ne deniyor acaba?) Böyelce kapak hep havada. Erkekler gelip işeyip gidiyor. Kızlar işerken bir elleriyle kapağı yukarı fırlamasın diye tutarken bir yandan da işlerini görmeye çalışırken dışarı falan çişlerini yapabiliyorlar. Boşuna pislik. Bu kapaklardan görünce televizyon üzerine dantel örtü örtmek eylemi geliyo aklıma. Bence aynı kafalar. O örtü burda dursun. TV tozlanırsa dantelin örnekleri TV'nin ekran camına da çıkar hem şekilli olur diye mi düşünüyolar acaba? Ya da madem koltuğun kol koyma yerlerine serdik daha abuğu olamayacağı için TV'ye de serelim de hak geçmesin diye mi düşünüyorlar.

Size danışmak istediğim konu şu: Biz dünyalılar bazen neyi neden yaptığımızı ya çok düşünüyoruz ya da hiç düşünmeden yapıverip yuvarlana yuvarlana yaşıyoruz. Siz Barbie bebekleri üretürken mesela o göbek deliğini oraya koyarken insana çok daha benzesin diye mi yaptınız yoksa birileri bi gün o bebeklere özensin de yağları içinde göbek delikleri kaybolduğunda fitnessa dünyanın parasını verip böyle TV dantelidir klozet kapağıdır düşünmeye vakitleri olmasın diye mi yaptınız? Eğer kafamız yanmadan göbek deliğidir fit bacaktır derken tasasız yaşlanalım diye yaptınızsa ben oraya end up edemedim acaba her gün 20 değil de 100 sudoku çözsem ve şerit çizgilerini sayma takıntımı biraz daha geliştirip 1 km'de sokak lambası başına düşen şerit çizgilerini de hesaplama işine girsem mi? Bana bir iki egzersiz daha önerebilir misiniz ki ben de şu yaylı kapaklara, dantel örtülere takılmadan yaşasam gitsem. Keza zaman zaman sözleri hep ''insanlar burda nesli neredeeeee'' diye farklı melodilerde marşlar besteliyorum.

Bir gün sizinle yüz yüze de tanışma fıratımız olur umarım. Finding Neverland izlediğimde içimde hep bi şeyler bu soruların yanıtı ve egzersilerin çeşitleri var diyor. Bilene danışmak daha iyidir diye yazdım. Kıstmetse bunu da atlatacağım allahın izniyle. Amin inş canım ya!
Sevgiler