25 March 2012


son günlerde duyduğum en komik şey: peki o kötü huylu tümör ya götüme kaçmışsa napcaz? göte kaçan tümör :)


annanemden anneme geçen bi hıyarlık var bana nası geçmediğinin hikayesi karışık ve uzun ama onun adı da nesli olmak sanırsam. hıyarlığın adı 'kendini telkin et' oyunu. hiç oynamadım. çünkü tam olarak ne yapmak gerekli telkin oyununda bilemedim. üzülmekse üzülmek küsmekse küsmek ne sikimse hissim o oldu.

son sözüm şudur telkin oyununa: insanın kendine eziyet etme borcu mu var ki başa çıkamadığında telkin etsin kafayı. olmayan bişeye neden inandırsın kendini? kendi kendine verilcek en acımasız ceza olabilir mi telkin oyunu.

bu ara herkes birbiriyle ilgili dedikodu yapıyo sonra da 'edepli' davranmak için gidip en son lafın sözde! sahibiyle konuşuyo ya! son zamanlarda şöyle bişe oluyo, cümle içinde kullanılan kelimeler lafın ilk sahibini ele veriyo. tabi böyle durumlarda kendi kelimeleriyle konuşamayanlar başkalarının kelimeleriyle birbirlerini yaralamaya çalışırken aslında kendi idam fermanlarını da imzalıyolar. horozlanıp caka satarken kendi kelimelerimizi kullanalım diye öğreticem bundan sonraki çömlere.

bi senede bin kere taşınma rekorunu kırmak için biraz geç kaldım. sene geçti ama umutluyum 2013' mart'a kadar 2 kere daha taşınma planındayım. pencere yüksekliği ve banyodaki su borularına tutulmasam herşey daha kolay olucak. nası bi yer olmasını istediğimle ilgili hayalim (en azından rengi) hayal meyal olmadığı için mutluyum. evin, aklımda hayal meyal olmamasına rağmen bulunamıyor olması hayal meyal olmaması halini bi bahane olmaktan çıkarıyo mu yoksa hayal meyal değil ama bulması imkansız hale getirdiği için bahanenin ta kendisi mi oluyor ondan emin değilim. (tam olarak böyle hissediyorum ama biraz karşık galiba) anlayabilecek 3 kişi tanıyorum 3'ü de homo. asıl soru ev nerede  değil o renk ev nerde.

sanırım en çok ihtiyacım olan şey konuşmak değil anlatmak.
çimlere basmak nie yasak la?
yayaların arabalara yol verdiği bi yerde neden yaşamak istesin ki insan?
pilates yaptığında sıkılaşıyomuşun. sıkılaşmak! çok eğleniyorum.
kesilen kemiğin ucunda azcık kalmış :) yine çıkıo. o da sıkılaşır mı acaba?

No comments: