15 December 2011

bazen karı gibi hesap tutup sonra da çıkan bedelle yüzleşebilmek için biraz bahane biraz da olanları gıdım kadar da olsa anlamlandırabilmek için bazı sebepler bulmak lazımmış. buldum da anlatasım yok. sebebim, bahanem mırzırım çok, belki bi gün anlatasım gelir ama bedelim şu: yalancı, gelgit akıllı eserek orospu biraz da çıkarcı olduğuma gerçeğiyle şakacıktan laf sokmalarla oynaşarak değil her sabah bunla uyanarak kendime inanarak yaşıyorum artık. içim rahatladı biraz. iyi olmak aptalların mesaisi aq, o kadar vaktim yok benim. okğğuyom ben yaaa!

rüyamda ak sakallı dede gördüm, dedi ki: kapı eşiğinde iyi dileklerle adımı anan arkadaşlarım da var :) valla laf sokmak için diil bunu yazışım. hep başkaları götboksıç olmiicak ya neslim biraz da dön kendine bak hikayesinin dersi bunlar. herkesin başına gelio. sıra sende. kendisine iman ediyorum şimdi, elindeki asasının şeklinden kolye ucu yaptım azcık lanetleneyim diye boynuma taktım.

bu geldi bu oldum n'apim. herkes kadarım zor olan bunu farkına varmak oldu ama oldu. yaşasın halkların kardeşliği.


bir süredir kendimi beşiktaş maçlarını heyecanla izlerken buluyorum. fenere küskünlüğüm nefrete mi dönüştü ki beşiktaşa kalbim atar oldu bilemedim. sevgili aldatmış, anneye yalan söylemiş işi yürüsün diye arkada iş çevirmiş bi insanın bi gün takımına küsüp başka takıma içinin akması garip olmasa gerek.

iltahaplanmış sinir uçlarının da etkisi olabilir tabi ama bi yandan da herşeyi beynimin yanmasına bağlamak biraz ayıp olur diye düşündüm, ne de olsa dışarda hayat devam ederken herkes kendi hikayesinden bildiğini yapmaktan, olduğunu yaşamaktan şaşmıyo :)

yine de sarı lacivert kundağım aşkına 'yarraaaaamıı ye fener yaraaaammmııı ye fener yarramı ye yarraaamı ye fener....' duyunca içim bi sızlamıyo diil. 52 kg oldum biraz totom jöle gibi oldu bıngıldıyo azcık. esneme germe hareketleri yaştan kelli yavaş sonuç veriyo ama ekmeğini yiyorum alla şükür.

beşiktaşım  gücüne güç katmaya geldik :)

No comments: