10 November 2011

geldiğimizden beri ilk ve son kez kenanla takılalım dedik. helin'i aradık. helin bi geldi hüngür sümük ağlıyo. siktiğimin van'ında bi arkadaşı otlede göçük altıda kalmış hala haber yok. bişe hissedemiyorum abi artık böyle durumlarda. sinirden her yerim kasılıyo sonra sikiiim diyip geçiyorum. ne aklım kaldı tüm olanları alıcak ne ruhum duyduklarıma kırılacak... aq!

neyse sonra kös kös takıldık. oskar'ın mutlaka gidin dediği göttt street'e doğru yollandık. önce fizibilite yaptık. sonra dünyanın en boktan hot dog'ını yedik. günlerdir sürekli bi takım mekanlarda bi takım menülerden cici yemekler yediğimiz için leşe bağladık. 7eleven'da yemek üstü kahvemizi ice age oyuncağı veren kinder eşliğine içtik. fizibilite esnasında gözümüze ilk kestirdiğimiz bara girip biralara dalıp o senin bu benim dedikodusu yaptık elbet.

bu akşamla ilgili bazı hayal kırıklıklarım var.
1) buraya gelmeden önce tam olarak tarif ettiğim en sarışın en jilet en geyik isveçli çocuk yazması oldu. aa i've been in turkey so many times 'çok iş az para' diyen bi grup züppeyle tanıştık. marmaris alanya falan dedi. muhtemelen alanya'da marmaris'te rus siktiler ki 'çok iş az para' demeyi biliyo türkçe. hemen toz olduk :) ama bu arada 'how to say i wanna make love with you in turkish' falan dedi. koştuk biz de kaçarken :)

2)adını şimdi yine unuttum (mesut diyesim geliyo da diil) ama geçen gece tanışıp şahane fırlama olduğunu düşündüğüm kesin öpüşürüm diye simasına tik attığım bi çocuğun aslında saftiriğin teki olduğunu ve bu dünyada heralde bi babamın çakmadığı ck'ya çaktığını öğrendim. (kenan anlattıkça anlattı. sus yeter dedim. olm ben baştan söölim de sonra bana nie söölemedin deme falan dedi :)) kısmet diilmiş.

şimdi tüm bunlar bi yana en önemli derdim vücudumda çıkan ve deliler gibi kaşınan küçük kırmızı noktalar. dün gece koca bi löp kırmızı et yedim. kesin ondan. biz gelirken sigorta yapmayı unuttuk. gelemeden önceki gece internetten yapalım dedik ama o gece diil internetten sigorta yaptırmak chat bile yapamayacak haldeydik ikimzde. sonra bugün oskar benim için bi sigorta yaptırdı ama doktora gidecek vakit olmadı. yarın gece koşa koşa doktora gidicem. bu arada kırmızı bana hiç yakışmıyo bence.

bi tarafım da ya uyuz oldumsa diyo. 1 hafta önce nazlı'yla yattım ama o uyuz olmuş olsa söölerdi. ya da? sölemezdi, şu an aklında olan en son şey uyuz olması olabilir ya :(

ahahaue bi de, bira içtik kenan zuuurraattkğğğ die geğirip utandı ve dedi ki ''şimdi türkçe konuşuyoz ve bizi kimse anlamıyo ya geğirindiğimde de kimse anlamiicak sanıdm boş bulundum''...
hehahauehueheuehuehu. bi kamre gerek olanları anlatmak için bazen kelimem yok!


şimdi daha fazla kırmızı leke edinmeden içinde bulunduğum sağlık koşullarına şükredip yarın geceye kadar bu tonlara yakın kırmızılıkta kalmayı diliyerek yatmaya gidiyorum. bi tshirt gördüm üzerinde how to draw owl? falan gibi bişe yazıodu. almak farz. ofise asıcam okuldan mezun olduğumda. artık kim giyerse. haa bu arada esin sende sweatshirt'ün var die msj atıcam. unutmiim.


içimden geldi bi de bu...  

No comments: