25 August 2010

bu fotoya dikkatli bak demek isterdim ama herşey çok açık...çok zorlamaya gerek yok. bi bak sonra sonra unutmak için desteğe ihtiyacın olursa bi feysbuk sayfasına girip birilerinin orda burda poz vererek çektirdiği şahane fotolara bak, derin nefes al, temiz havaya çık falan... ne biliiim sorumluluk sana ait işte.

geçen gün gittim vesikalık fotoğraf çektirmeye... sabah saat 9:00. henüz uyanmamışım tabii sonra saçlarımı yine taramadığım gibi içinden çıklımaz porsukluğunu da kamufle etmek için toplamışım arkadan. neyse gittim fotocuya dedi ki ''istersen makyaj yapabilirsin'' o ana kadar hayatımda ne kadar uzun zamandır makyaj denen şeyin ne demek ve hayatımdan ne kadar uzak olduğunu hatırlayıp sevindim ama sonra içimde de dedim ki ''ulan göt gibi yüzüm e adam haklı azcık renk gelsin istedi''. ulan hale bak herif orda beni beklerken ben de elimde fırça oramı buramı boyiicam... fantaziye bak! gerek yok yapalım sabah sabah şipşak bitsin dedim. sonra ''makyaj istemez de saçlarımı düzelteyim'' dedim. tokayı bi açtım amaaaannnnn saçlar benden inat. ayrıca o saça çıtır olmuş denmez '' sen misin saç taramayan al sana allahın gazabı'' der gibi bi karmaşa çıktı ortaya. dedim sikerim yaa ne saçı ''çek abi sen şöyle en hızlısından bi vesikalık olsun bitsin, ne için kasıyorum'' oturdum tabureye. lan a.ına koim sanki güzellik yarışmasına göndericez fotoyu, bin kere çekti. ööle dön bööle bak kafayı kaldır, gül.... bittim. dedim ki yeter olduğu kadar, zorlamaya gerek yok sabahın bu saatinde sana yazık. sonra gittik bilgisayarın başına abi en teknolojiğinden atraksiyonlar yapıyo fotoya. göz altlarındaki şişler, sivilceler, güneş lekeleri derken bi badana işine girdi bilgisayar başında. off be dedim hani acele vesikalık çektiriyoduk bea! bitmedi. abiye şöyle afillisinden bi foto al desem heralde bi gece öönceden kampa girip güzellik kürü falan yapıp sabahına da şova geçicektik. yine dedim ki ''güzel abiicim kasma alt tarafı bi vesikalık'' abi de dedik ki '' bu benim işim yau uğraşmıyorum'' o zaman dank etti adam gerçekten işini yapmaya çalışıyo sabahtan beri ama ben onun kadar motive olamadığım için sabahın o saatinde abinini işini yapabilmesindeki en büyük engeldim. ''insanla çalışıyosunuz işiniz çok zor kardeş'' diye taksiciyle muhabbet kurmaya çalışan insanlar geldi aklıma. abinin işi çok zor valla insanla çalışıyo. neyse, rotuşlanmadan önceki hali ile sonraki hali arasındaki tek fark renkleri olan fotodaki şey (ki galiba ben rotuştan sonra harikalar yaratılmış bi eser bekliyordum sanırım) hayatımda gördüğüm en komik şeydi. o şeye bi kelime yok, şey işte. içimden çok taşşak geçtim kendimle. o ne be? insan mıyım ben?

sonra bi otobüse bindim. karşıma 2 tane çocuk oturdu. e tabi bakıyoruz birbirimize ara sıra. sonra vesikalıkları hatırlayıp içimden kalkıp çocukların yanaklarından öprerk ''kardeş sizi tebrik ediyorum, karşımda nasıl gülmeden 15 dakikadır oturabiliyorsunuz? sabrınım hayrınıza demek istedim. bu kafaya bakıp da bi insan nası gülmekten kopmaz valla bravo.

bi ara evdeki nintendo ds ile kendimin maskeli komik fotolarını çekip feysbuka koymuş sonra da ''ulan bunlar çok salak oldu kaldırayım'' demiş ve yok etmiştim. gerek yokmuş ki ben zaten gün içinde de öyle dolaşıyomuşum. fotoları bulursam buraya da koyarım.

''kgemilere bakğın bi de kğola için'' hatii baqkiiim :)

1 comment:

e-vren ;) said...

heayt çok eğlendim okurken, acayip canım sıkkındı google readerımda dolanırken. Sen sıkıntılı bir fotoğraf çekimi macerası yaşamışsın ama yazısı bana iyi geldi ;)