05 November 2009



Facebook çıktı mertlik bozludu. Ne kadar uzun zamandır yazmıyorum buraya yahu. Aklına geleni içerde özetle, kes, kopyala hooop Facebook iletisi yap. Valla hiç yakıştıramadım kendime ama bana yakışmayan bi bu diil nasılsa, telafi ederim edemezsem bununla yaşamayı öğrenirim.

Bazı geceler uykudan önce aklıma küçüklüümden hikayeler geliyodu. Sonra o bazı gecelerin yağmur yağan geceler olduğunu anladım. Çatıdan gelen yağmur sesi o küçüklülk hikayelerinin olduğu yaşlardan kalan şeyler aklımda anladım ki! Hep yuva zamanı hikayeleri bu hikayeler.

Yatakhanemizin bişeyiyimdim ama neyi onu çıkaramıyorum. Uykudan önce hangi masalın okunacağına karar verirken ''arkadaşlarına sor sonra Nezahat öğretmene söyle''ci başı gibi bişeydim galba. Yatakhane saatlerinde huzursuzluk çıkınca yapmam gereken bişeyler de vardı sanki bi de uyumak zorunda diilsin ama uyuyanlara bulaşma konulu bişeyler vardı... ama sanki o uyku saati benim için diildi de ben o ''uyku saatinin salim geçmesi içi orda olandım''

Neyse ne işte artık yuva da diilim yuvada da ama çocuk şarkıları hatırlamaya çalışıyorum her gece uyumadan önce söylemek için ...

İnsanın yaptığı hıyarlığı farkına varmayıp, o hıyarlığı dünyanın en önemli meziyeti sanan aptallar var ya işte onları çok seviyorum. Yeni tanışmış olduğum bu hıyarlığın adı ''aldatma''. Uzun zamandır aldatılıyormuşum ama önce hissedip sonra ayyuka çıkma hali henüz yeni. Ama işte asıl insanın canını sıkan aldatılıyor olmak diil. Aldatan insanın yediği bokun anlaşıldığını farkına varmaması :) Ulan ben de diyemiyorum ki: 3 yaşında mıyız sen kimi kime satıyon da düdükcü yamağı sanıp kendini adam düdüklemeye kalkıyosun diye :))) Neyse ki her hıyarlığı not aldığım çiçekli defterim var.

Bu aralar hesaplarımın hepsi artıda. Çirkinlik, aptallık, fakirlik, köylülük, cahillik, yabanilik hesabı yapan insanlar karşısında kendi sahamda büyük ara öndeyim çünkü mevzimi biliyorum :)
(Sevgili aldatması değil bahsettiğim, Nesli n'oldu telefonu etmeye gerek yani)

No comments: