11 September 2009


Perşembe!

Meliha hanım, evde yabancı erkek kriziyle yine komik bi güne imza attı. Ayrıca okuma lambalarının bağlı olduğu 3'lü prizin fazlalık olduğunu düşünüp prizi yerine! kaldırmış. Buralara (benim geçtiğim yerlere) yağmur düşmedi. Annem daha iyi, ama bu sefer de kuzen içine verdi. O da iyi şimdi sanırsam. Starfucks bugün bize santralde kahve ikram etti ama galiba Garanti kartları orada geçerli olmayacakmış. Bence sıkar biraz ama görücez. Bizim kattaki eski bilgisayar lab'ının oraya çelik stunlar yaptılar aralarına cam koyup 3 tane yeni ofis olcakmış. Darısı başımıza. Tanrı sabrımı, dimağımı ve yapabilirliğimi sınıyor, tam da sen yokken :) Neyseki etrafım can kaynıyo. Bugün komik Nesli olduğum zamanlarda oldu tabi.

Dün yağmur yağarken Üsküdar iskelesinde bir grup adam ellerinde şemsiyeyle şöyle bi tekerleme söylüyodu 'baybay an şemşiye 5 milon baybay an baybay an'. Dilime takıldı bugün içimden hep bunu sööledim. Sucu arkadaşım Cengiz bana artık büyüdün Nesli*han ne zaman bu işi bırakıp daha normal bi iş yapıcan die sordu :) Ben de bilmem ki bence normal bi işe kimse beni almaz dedim.
Gün be gün yazmaca işinde biraz sıkıcıyım galiba. Bi de lens olmadan hiç bişe göremediğimi farkettim. Zaten gördüklerim de işe yaramıyor. Annem 'bakmakla görmek arasındaki fark hayatının bi parçası olunca büyicen' demişti. Ben aslında annemle sucu arkadaşım Cengiz'in arkadaş olması gerektiğini düşünüyorum. İlerleyen zamanlarda bu gün'den yazma işi daha yaratıcı olabilir umarım. Deniyorum. Naber neslim dersen aynı fotodaki gibiyim. Bi şaşkın şaşkın bakıyorum etrafımda olup bitenlere, anlamsız, aptala benzer bi halde ve tabii her zamanki gibi safi kafa ve kulağım. Şimdi papatya çayı...
baybay an şemşiye 5 milon baybay an baybay an
baybay an şemşiye 5 milon baybay an
baybay an şemşiye 5 milon
baybay an şemşiye
baybay an
baybay



No comments: