20 August 2009


Durarak hareket edilir mi?

Hayata çalım atmaya çalışmak...

Çalım atmaya çalışırken varoluşuna hayran kaldığın şeylerin peşinden koşarsın. Sonra bi bakmşsın çalımın, sahip olduklarına hayranlığın içinde rutin deparlar olmuş çıkmış. Hoca sana kenarından bağırır, savunmayı açık bırakmayasın diye. Hocaaa hoca ne savunması gole gidiyorum ben diye diklenesin gelir ama futbol takım oyunu. Kendi defansım kendi kıçımı kollasın goller de takıma diil bana yazılsın derdin vardı madem tenis oyuncusu olcaktın baştan.

Okulu hiç tek başına kırmamış birinin bunu anlaması mümkün mü acaba? Sokaklarına sabah güneşinin kendiliğinden vurduğu ve yansıyan taze sarı ışığın sadece o yerleşik mahalleye aitmiş gibi durduğu bi yerler var bu hayatta. O koca güneş dünyanın hangi koordinatlarına geldiğini kendi bilir. Birilerinin saati kurmasını ve alarmın çalmasını beklemez. Coğrafyanın uygun yerinde doğudan görünür, batıdan kaybolur. Ama kendine malik, geleninin gidenin her daim belli olduğu, yerlisinden başka bi de misafirlerinin uğradığı sokaklara doğan güneşin rengine tav olan küçük çocuklar büyüdüklerinde o sokak aralarından hiç çıkmak istemeyebilirler.

İşte şimdi öyle bir sokağın üstlerinde bir yerlerde yaşadığım ev. Hiç çıkmak istemediğim evim. Benim olmayan ama benim evim. Kelimelerimin şimdiki hali gibi... şimdi yaşadığım ev. Bazı kelimeler vardır insan içinden zikrettiği defalarca... Kapalı kapıların ardında en güvendiklerine fısır fısır dillenen, diğer taraftan kulak kabartsan da duyamayacağın kelimeler. Kapının dışına çıktınmı, acaba birileri duydumu korkusuyla unutmaya çalıştığın kelimeler... Benim olmayan ama bana yazılan kelimeler. Hiç dillendirmek istemediğim kelimeler. Hiç çıkmak istemediğim evim gibi. Bi köşesinde oturuken kendimi suçlu hissettiğim evimin, zihnimde gümbürdeyen kapının ardından duyulur diye ödümü koparan kelimleri.

Varoluşuna hayran kaldığın çalımları tekme misali aldığım an egomun en yumuşak köşesine, kelimelerim de evim de basar oldu yüreğime.

Ben okulu hep tek başıma kırdım hep de çok mutlu oldum. Her zaman yapacak daha iyi bişeylerim oldu. Taa ki benden gayrı güneşin kendine malik doğduğunu canım yanarak öğreninceye kadar.

05 August 2009

keşke gördüklerimi anlatabilecek kelimelerim olsa!
-ekskuzmi
-estafurullah bacım