17 April 2009



Bu zamana kadar farklı olmak, aptal olmak, kadın olmak, şaşkın olmak, vazgeçen olmak, nesli olmak, var olmak, kararsız olmak... (ve daha bir sürü şey elbette) zar zor anlaşılan şeyler olabilir. Ama Nesli olduğum için Nesli'nin olan herkese, olduğum gibiyim. En azından kısa bir süre öncesine kadar öyel olduğum gerçeğiyle yaşadığıma inanıyordum. Ancak çok sevgili biricik sevgilim bu aralar bana 'yapma neslim allah aşkına, nası böyle bişe yapabilirsin... olabilirsin...diyebilirsin...' ile başlayan cümlelerle sıkça şaşırmaya başladı. ‘Başkaları da öyle anlıyormuş beni, garipmişim ama heralde sevgilim ve sevgilim gibi düşünen bütün dünya garip ben normalim bu sefer. Yada onlar normal tepkiler veriyor garip davranan ben oluyorum. Yani günün sonunda sevgilim ve sevgilim gibi düşünen herkes bi yana ben bi yana ‘tek’ olma durumu gerçekleşiyor. Ben miyim garip olan? E evet, hep öyle değil miydi? Ben miyim 'ay çok şeysin'? E o da evet? Hep bişe olmamaya kasan ben diil miyim? Neysem o olmak için, kimsenin 'hal'lerine naçizane eylemlerimle müdahale etmeden geleni olduğu gibi yaşayan! E neden 'Nesli'ye çok şaşırma ve kınama' günleri yaşıyoruz. Anlıyorum. E sevgilim niye benle uğraşıyosun o zaman? Bazen yapmış olduğun eşşekliği anında farkedip, bana boşuna yüklendiğini ve yapmış olduğun 'garipsin nesli' başlıklı konuşmanı, önünden geçmekte olduğumuz bayrak direğinin ne kadar ilginç olduğuyla ilgili sohbete çevirerek lafı kaynattığını de farketmiyorum sanma.

Bence şunla yaşabilir misin kendine bunu sor: Sağ şerit boşken, panikleyip orta şeritte kaldığımız anda, konumuz: sağdan akan trafiğe girememek değil benim panik olmuş olmam olmalı. Çünkü ne hissettiğim ne yaptığımdan her zaman daha öncelikli; ve birbirimizin hayatında var olma nedenlerinden biri de mutlu etmek iyi hissettirmek di mi? Bu hayatta tarif edilen yeri bulamayan tek sakar kişi ben değilim ayrıca sen de değilsin. Sakar olmak, insan için canım sevgilim.

Hepimizin zorlukları var bu hayatta di mi? Bak! her sabah içine uyandığın sabah şarkıları... Ben hep böyleydim değişen ben değil, zaman ve hayatlarımız karşısında neyi nasıl anlıyor olduğumuz. Buna halk arasında olgunlaşma (!) bazen de yaşlanma denebilir ama ben seni böyle de çok seviyorum. Benim de büyüdükçe çok eğlenceli olduğum söylenemez.
Ve soruyorum; bu hayatta neler yaptığımı ve nası yaşadığımı düşününce, etrafındaki kaç kadın görüyosun benim gibi. Verdiğin cevabın muhattaplarından şikayet eder ve sıkılır oldunuz; bilginize sevgilim. (sıkça şikayet etmeye başaldığın ben gibi). Verdiğin cevaba istinaden hissettiklerin ve sonrasında o cevapla ne yapacağın, zaten gerginliğini alıp 'senin olan hayatını' akışına bırakmana vesile olacak.

Herkesin tuttuğu götüne girsin, çabuk çek elini masadan :)))

13 April 2009



Nooluyo millete herkes kafayı yemiş. Böyle şeyler olunca çok üzülüyorum. Sebebi kötü şeylerin olmuş olması ve benim de bunlara şahit olmam değil. Etrafımdaki çoğu insan bi takım şekillere bürünmüş bişeylere taraf bişeylere karşı kendileri olmuş gibi görünüyor. Sonra bi bakıyorum aslında hayatta karşısında durdukları şeyin ta kendisiler. Şimdi bu GS-FB maçı fiyasko oldu ya bu sabah internete bi bakıyorum herkes 'aaa çok ayıp şeyler oldu biz futbol izlemek istiyoruz' diyip ilk cümleye noktalı virgül koyup '...; arda da bokunu çıkardı, lugano zaten melek görünümlü şeytan' diye devam ediyolar salyalı konuşmalarına. Lan! Nooluyo? Bi insan olun be! Bi kendiniz olun yau! Bok gibi maçtı, üstüne bi de köpek gibi dalaştılar ötesi var mı? En büyük fener olsa galatasaray'a nolcak, şampiyon galatasaray olsa fener'e ne? 
Canımı sıkan mevzu fener - galata mevzusu diil. Küçük ulvi hayatlarımız etrafında ceryan eden olaylara bizim ne tepki verdiğimiz. Başka bi örnek: CHP seçimden sonra kafam kadar billboard yaptırdı 'boşa yanıyodu söndürdük' sloganlı ampul resmi bastırdı ama billboardları gündüzün köründe bile eşşek gibi projeksiyonlarla aydınlattılar. Sonra bu CHP oy veren otuzbirci (pardon ne olduğunu bilmedikleri 6 ilkeye tapan) 4-5 senede bir vatandaş olma heveslisi büyüklerim bu afişlerle övündüler. Ayıp be! Noldu yani şimdi? Afferin sen kazandın? Neyi kazandın peki. Her görmek istediğimiz resimin niye görebildiğimiz kadarına tapıyoz. 
İlle bi taraf olmak ve o taraf olunca en yüce en şampiyon en sikim sokum olmak istiyoz da niye? Ulan insan döner kendine bakar be! İçinde küçücük olduğumuz bu büyük şeyler kadar sanıyoruz ya kendimizi çok gülüyorum. Büyük GS camiasının zavallı olduğunu hiç bi zaman bilemeyecek FB'li kılıklı sünepelerisiniz işte. 
Sonra kendinen bi haber yarış atları yetiştiriyo anneler, sonra o at kılıklı dallamalar 'düşeni kendime paspas yaparım cilalı ayakkabılarımla da uyumlu olur' gündemiyle kime sokup çıkardıklarını bilmeden çılgına dönerler. Bu performans kaygısı niye. Yersiz yurtsuz olsak keşke! 
İnsanın hiç bişe olmayası geliyor, ne komşu, ne taraftar, ne çalışan, ne sevgili, ne müşteri, ne öğrenci, ne anne, ne arkadaş, ne vatandaş.... zaten böyle bi nesli'den de bi sikim olmaz!  
Çok minnacıkım ve bundan ötürü çok mutluyum. 


10 April 2009


Her gün bir sonraki güne ne gebe diye düşünüyorum herkes gibi... Takvimimde yazmadığım ve aylar öncesinden yapacağımı varsaydığım tarihler dışında her gün düşünüyorum; yarın ne bekliyor beni diye. 

Her ne yapıyor olursam olayım Nesli'yim yine her zamanaki gibi. Bugünün bana giydirdiği ve zaman zaman üstüme yapışmış gibi hissettiren o 'sıradan' hal benim yaptığım bişe diil. 
Hala şaşkın hala biraz aptal ama hep heyecanlı ve ne olacağı asla belli olamayan dünkü gibi....Kendi blog'una kendi resmini koyabilecek kadar da dünyanın merkezi ve 'geyik'im tabii. 


05 April 2009

KOLBASTI SON ZAMANLARDA MODA OLMUŞ EN BÜYÜK APTALLIKTIR!!!