05 March 2009


Dışarıda olmamakla olamamak arasındaki ayrımı anlamaya çalışırken kendimce, bi tarafım başka bir tarafıma kızgındı. Sonra sıçanlı meyhane diye bi yere gittim. Pürü pak bi yer. En güzel yer. Hatta o kadar güzeldi ki, içinde oralılardan başkası oturunca anlamsızlaşıyodu. Tanıdık bişey hissettim. Ne tarafımın ne tarafıma kızdığını anladım. Önceden vezir spor'a maç izlemeye giderdim üşenmeden. Sonra ofis vezir spor'un karşısına taşınınca bi kere bile gitmedim maç izlemeye halbuki her gün ordaydım. Burnumun dibinde olması en sevdiğim yerin, artık orası için hareket etmeme engel oluyodu. Güzel olan maç izlemek diil de gecenin köründe kalkıp onca yolu gitmek miydi? Hayır. Ama eskisi gibi olmadı işte. Sıçanlı meyhaneye gidince de öyle oldu. Ben bi yerde olmakla olamamak arasında gidip gelirken sıçanlı meyhane de vezir spor gibi hep vardı bu hayatta. İsteyerek gidince güzel olan... 

Dışarda olmak güzel, oranın ordakilerin sana ait olduğunu bilmek de öyle. Doğruları planlayınca, soruların cevabını bekledikçe olmuyo işte. İsteyince oluyo, hiç bişe yapmadan durunca diil. Eğer bişey olmuyosa, istekler gerçekten de istenen şeyler diil demektir. Hatta bu istekler 70 küsür yaşındaki annanemin isteyebileceği şeylerden farksızdır. Bu hayatta herkes allaha inansın hak yolunu bulsun gibi şeyler ister annanem; 'hakka inanmak' doğru ve birgün herkesin yapacağı bir seçimdir. Niye çünkü 'doğru' ve 'annanemin olmasını' istediği şeydir. O'na göre bi gün ben de tüm dünyevi enerjmi tüketip allaha inanacağım ve ona sığınıp ibadet edecğim ama önce dünyevi enerjimi bitirmem gerekiyor. O yüzden şu anki hoyratlığımı hoş görüyor ve umutla beni bekliyor. Ama işte annanemin bilemediği birşey var; o da dışarda olamayışı. 

Hem kırmızı başlıklı kız hem de annaneyi yiyen kurt olunabilir. İkisi de aynı masalın karamanları. Kurt annaneyi yemese kimse kırmızı kafa için endişelenmeyecek. Hem siyah kulaklı hem de iki ayaklı olunabilir. İki ayaklı olunca kimse kulakarını beyaza da boyamayacak. Hem içerde hem dışarda olunabilir. Dışardayken asıl dışarda olan içerisidir çünkü. İşte o yüzden ordayken burda olunur! Burdayken de burda.  

No comments: