16 December 2008

Kifoz Yazmaya Çalışırken!!!
Bi gece uyuyamadım hiç. Bi ara uyanık gibi uykuya dalarken birden elim burnumla yanağım arasında bir yere değdi. Elime değen deriyi pürüzsüz pamuk gibi hissedince, şaşırıp panik içinde uyandım. O ana kadar kendi derimi goril derisi gibi, katı ve tırtıklı biliyormuşum da sanki, bu yaşıma kadar farketmemişim gibi geldi. Yatağın içinde oturdum, elimle yüzüme dokundum. İnsan derisi gibi yumuşak, tırtıksız ve benimdi. Çok şaşırdım. 
Yatmadan önce de ağlamıştım, 'kendimden bıktım, halbuki dışardan Nesli'ye bakan biri olsam ne kadar tatlı, ne kadar imrenilecek bi kız derdim, niye böyle oldu' diye. 

Bazen kendime çok gülüyorum. 

Bu anlattığım olayı, afilli kelimelerle 'hissettiklerim' olarak anlatsaydım gülünecek halime hala ağlamaya devam ediyor olurdum. Geçti geçti diyorum kendime. Bok geçti. Götüme girenin haddini aşan  hesabı tutulamazken, bi patlayacam, BEEP diye ses gelecek. Sadece benim duyabileceğm yükseklikte bir BEEP sesi olacak. Çok uzun yaşayıp, afilli lafları olan bi teyze olmak istemiyorum. 80 yaşımda akıllı laflar edip 'kadına bak!' dedirtmen kimseye. O kadar ucuz diil. Sığ olalım aman sakin kalalım derken post makinesi gibi hissediyorum kendimi. 

Hep daha iyisi vardır. Önemli olan senin olan 'iyi' ile nasıl yaşayabildiğindir. Bendekinin iyi olduğuna ve benim olduğuna inancım sonsuz. Asıl soru şu; 'hep daha iyi'si olduğunu bilirken, erdemli insan taklidi yapmaya çalışıp kendine eziyet etmek niye. Malzeme bu, kabul etmek lazım.  

No comments: