26 September 2008


Sarhoş olasım da geliyo mu acaba?
Kimin?
Adını bile unuttum demeyi ne çok isterdim. Ne çok şey var unuttuğum. Sabah yolda gördüğüm adam bi zamanlar kabuslarımdaydı. Şimdi ne kabuslar aklımda ne de yaşım.

Where did we come from... Why are we here...
......
..... Life is too short....
.....
.............
If I die tomorrow I’ll be.... because I believe.....
Safe in....
Use to think it was the end....
The spirit carries on...

Biri bana hatırlatabilir mi sözleri. Google’lasam bulurum aslında. Peki ya bulamazsam! 1000 yaşıma da gelsem Dream Theatre şarkılarında ağlayacağım ve utanmayacağım.
Çok kısa bir süre sonra utanmaktan korkmayacağım ve sessiz kalmaktan yorulacağım. Bağıra bağıra ‘the spirit carries on’ söyleyeceğim. Kelimeleri elbet böyle düzgün kullanmayacağım. Şimdi ne olduğunu bilemediğim bi mood bu, şımarıklıkla ağlamaklı bezik karışık bi mood... Geçince düşük harfli kelimelerim de geri dönecek.
Sarhoş değilim. Sadece olmak istiyorum. Sarhoş olamadığım için laf yemeyeli ve kendimi suçlu hissetmeyeli ne kadar zaman oldu? Eteğim var, taşlarla dolu sanırım. Ama yosun tuttular artık. Döksem kime ne yazar? Keşkelerim hiç olmadı, başkalarının sessizlikleri yerine koyamadığım. Deli canıma bu kadar akıl işi fazla. Hızla sığlaşmam lazım hallerimde boğldum nihayet. Şimdi ihtiyacım olan loş küçük bi oda, şarkılarını dinleyebileceğim. Merakta mısınız? Hiç gerek yok,

Böyle allengirli laflarla adamı deli etmeye bayılıyorum. Geçenlerde tanıştığım bir bey bana ‘bunu bilerek mi yapıyorsun?’ dedi.
‘Neyi canım benim?’ dedim içimden.
Tabii ki bilerek yapıyorum. ‘Bu benim en sevdiğim oyun.’ Diyemedim tabi.
‘Neyi?’ dedim sadece. Sonra bana ‘sen çok anasının gözüsün’ dedi. Bunu bana çok kişi dedi. Tabi anasının gözüyüm. Hatta belki o göz senin ananın. ‘Senin ananın gözü de böyle’ diyorum bana öyle diyenlere. Herkes anasının gözüne bi kere bakabilse keşke. O nası gözdür ööle... İşte ben de ‘o’ndanım. Kukum var. Ne kadar istesem de olmuyor. Bi yere kadar sığlaşabiliyorum. ‘En güzel kadın çokça sığlaşan değil bi yere kadar sığlaşandır’ diye t-shirt bastıracam kendime.

Bi de on’dan geriye sayardık. Close your eyes begin to relax... Take a deep breath......Each breath you become more relax... Imagine brilliant white.....
10-9-8-7-6 ...........safe place 5-4-3-2-1

Güzel albümdü de bende düştüğü yer başka.
Hm bi de silent man var. O başka albümde.
Ruh hali umut dolu bi eserdi. Progressive de olur.
Sence o dudaklarla deep throat olur mu? Eğer yazılışı doğruysa bence olur.
İpim yokmuş benim... Yazacağım.
Bi anne ölmüştü geçenlerde.
Onu da yazacağım.

No comments: