18 June 2008


Sarhoş mu Mayhosş muuuuu? Günah Yapanın Boynuna! Mini Kuş Can’t Fly, Döndü’ye Sarktın Hatce’ye Kalktın
-----------------------
Aşk hali, bedeninile zihninin zamanla bağlantınsının kesildiği “an” gibi bişey. Birine, duruma, bişeye olan aşık olma durumu diil ama “aşk” hali. İsmin halleri gibi olan yani. O bağlantısızlık hali de “zamanın” içinde ama. Zamanın ortasında, tam şu anda ama şimdinin bittiği yer gibi olan orta. Geçmiş olanınsa başında gibi. Ters bi durum yani.

Sol yanımda, sağ avucumun içindeki şey beni ağlatıyor. Gerçek çünkü. Hem de varlığımla yokluğumun bir olduğu, içinde sıradan bi şey olduğum, üstüme abanmayan bi gerçek. Şu an benim avucumun içinde olan ama aslolanın, benim avucumun içinde olması değil herhangi bir avucun içinde de olabildiğinde bu kadar güzel atacak kadar gerçek olması. Beni ağlatan şey şimdi benim avuç içimde hissediliyor olması da değil, benim bunu hissedebiliyor ve hayatımdaki en büssürü şey olması. Bu gün bi filmin sonunda sahne seçeneklerini izledim. Aktör diyodu ki: Bi zamanlar hepimizin yaşadığı, çok kereler bildiği hissettiği bi şeyi anlatıyo bu film. Ben bir çakmayım. Nerde yaşıyorum acaba? Paris’te mi? ki eminim Paris’te bile benim gibi çakma sayısı bi elin parmaklarını geçmez. Lütfen çoğul konuşmayalım sayın aktör. Siz o yoldan geçmiş, geri dönerken ben haritada yol arıyodum daha. Hayatta neler var sizin bilmediğiniz. Ha “bana bildiğin her şeyi öğret ahmet abi" son zamanların favori sloganı o ayrı.

No comments: