16 October 2007


Tabiii ki yine oldu. Huahuahueheuheuhauheueheuheuh. Katıl-a katıl-a.
Uzun zamandır bekliyorduk kendisini çünkü ses seda kesilmişti. Düşünüyorum düşünüyorum bi türlü karar veremiyorum ismine. Başıma gelen traji komik olaylar, ki kendileri aslında başlıbaşına karakter sahibi sevilen bir sima olup çıkıverdi hayatımda. Bu başıma gelenler olay değil de sanki biri gibi. Ara sıra biri geliyo "salak gülme... ağlancak haldesin" dedirten hikayeler anlatıp gidiyo. Dün akşam yine geldi efendim kendileri. Satır aralarından ...
Dudullu yolunda bordo bir araba, kaygan yol, Türkan Şoray (kaltağı) tadında triplere girmiş saçma sümük ağlayan bi kadın (çocuk da sayılır), 2 hırsız, nerde olduğu maceranın sonunda hasbel kader hatırlanan bir cüzdan vs vs... Doğum günün kutlu olsun babacığım :)
Halil Le Uğur'un hikayesi...
Yazılabilir mi? Yazabilene 40 yıl bakarım gönüllü olarak. Çünkü okunabilecek en keyifli hikaye olur bana.
Uzaktalar ya şimdi. Yazdıklarını okuyup kendi uzağımı hatırlıyorum sonra bi bakıyorum Halil - Uğur yanımda :) Aralarındaki diyalog başka bi "var olan"a garkederken kendileri dışındaki herşeyi, başkaları için ne kadar da anlaşılmazlar. İşte bu yüzden çok güzel ikiside.
Kafayı vurdum bi yere... Zonkluyo ara ara. İyi oldu iyi. Bi feraha çıktım gibi geldi. Şiddet özlüyorum ara sıra. Kimselere zarar vermediği sürece ben çok seviyorum. Kimselerle gerginleşemiyorum çünkü.
Geçen gün çok alakasız biri laf arasında dedi ki ..."psikolojik olarak kavga ediyorum, tabak çanak fırlatsak daha samimi olacak"... O kadar çok yer etti ki içimde. Öyle çok yattı ki aklıma. Ama başka türdeniz ya işte. Olgun, kendine malik, kendini kendi kırbacıyla ehlilleştirmeye bayılan takıntılı "özgür"leriz ya... Avaz avaz olmaz kavgalar ağlamalar. Gidilir kendi içinde bi köşede kaça saklana yapılır hep. Keşke daha ilkel olabilsek o zaman daha kolay, daha doyasıya olur kavga etmek de sevişmek de. Başkalarıyla olan her ne ise, bi aşamadan sonra "olsun da nasıl olursa olsun"a geliyo. Tüh, bak sen kahpe hayat işte. Ne kadar "BEN" (iz) delisiyiz.
Aman aman olur öyle. İnsanız hepimiz. Di mi annanne? Öyle büyüttün ya bizi.
Severim seni. Hadi bakiim.

1 comment:

Anonymous said...

benim de aklıma şöyle bir fikir geldi: kavgada tutabilen kendini.. hani fırlatmayan falan bişeyleri.. sevişirken de tutabilir sanki.. alışkanlık misali.. hani fırlatmaz hemen filan.. işte o zaman da daha doyasıya olmaz mı sevişmek.. dansetmek gibi.. işte uzun zaman bekleyip kendisini.. heuheuheuheuhehhueuhuuehhehueeuh.
bi de: tabak fırlatmak samimi olabilirdi.. eğer ilkel olsaydık tabii.. şimdiyse, şov olur.. ne demişti bilgece bir dost: kabul et kendini.. olduğun gibi.. olduğu(n) kadar işte..