27 May 2007

En zor olanı kendini kabul etmek.. olduğun gibi..

14 May 2007


O yok.
Olmasini istedigin ve hatta oldu sandigin var.
O var.
Olmak istedigin hatta olmus saydigin ise yok.
Terbiye etmeli ruhu. Durmayı bilmeli.
Anneanne lafı gibi "aza kanaat edemeyen cogu bilmeme ne edemez" diil bu.
Kendine mukayyet olmalı insan dedigin.
Niye "O" niye "oldu" bi kere sor kendine. Verebildiysen cevabını sorma bi daha. Otur kıcının ustunde. Yok ille deşecen dünü bu günü.
Hem "mutlu" hem "can" olunamıyosa aynı anda, ne aşamada oldu zannedip kanıveriyoruz hikayeye. Hadi kandık diyelim, hangi ego unutturuyo ikisinden birini. Zamanı da, içinde akıp giden hayatları da tut da göörim seni, yiyosa. Senin şımarıklığın anca kendi hikayene yeter bi de yanından geçenlere.
Haydı karılar hamama...

08 May 2007

Bazen öyle üzüntüler oluyo ki akıl sabır sınayan, "ölenin arkasından tutulan yas vız gelir" dedirten... kim seçti? nasıl oldu? yada sonrasında ne olacak? kestiremediğin binlerce cevabı binlerce aktörü olan sorular. Sonra geçer o üzüntü, yasın acısı nası geçiyosa. Bazıları buna, şımrıklık diyo bazıları hayat. Hangisine tutunacağın ise seni "sen" yapan hikaye oluyo. Yani HAYATın.
Korkmamak lazım. Ne yaparsan yap hep "tek"sin, "sen"sin. Varolabildiğin kalabalıkta yalnız olmak o hikayenin en güzel cümlesi.
Kaçmaya devam et...