08 October 2006

OLMAZ OLMAZ DEME
ŞAŞIRMA BENSEM…
Bazıları salak oluşumdan bazılarıysa nedenini hiçbir şekilde açıklayamayacak olduğum üst üste gelebilen saçma komik olaylar.
- Geldiğimde evsizdim sadece uyumak için ödünç bir yatağım vardı. 2. günümün sonunda yatağımdan da oldum. Kimseleri bulamayınca bana yardım etmesi için, valizimi bir resepsiyona ödünç bırakıp, şehir dışına terkedilmiş eski bir şatoya, daha sonra illegal olduğunu öğrendiğim bir partiye gittim.
- Gelişimin 17. günü nasıl olduğunu anlamadan parmağım çıktı.
- Dillerini öğrenmeye başlamanın heyecanıyla olsa gerek, otobüs şoförüne, “bilet ne kadar” diye soracakken her şeyi birbirine karıştırıp, okkalı bi küfür ettim.
- İlk mutfak alışverişim; aldıklarımın yarısından fazlasının, aldığımı sandığım ama aslında sebzeleri tanımadığım için alamadığım gıdalar çıkmasında kelli “her şey çöpe” eylemi ile sonuçlandı. Tabi ilk kez yemeğe davet ettiğim insanların da sadece salata ile karınlarını doyurmak zorunda kalmaları güne ayrı bir anlam kattı.
- Bir partiye giderken yolda karın ağrısına tutulup “%70 ihtimalle apandist. Yarın ameliyat olabilirsin” ile başlayan hastane maceram; Ertesi gün hastane parasını ödemek için para çekmeye gittiğim ATM’nin kartımı yutmasıyla (hemde başka bir şehirde) son buldu. Karın ağrısı, bir ara her bulduğum su birikintisinde yüzmekten kelli idrar yolu iltahabıymış. Bu arada hastanedeki yatak buraya geldiğimden beri yattığım en rahat yataktı.
- Pek çok tacizine maruz kalmaktan son anda çığlık çığlığa bağırarak kurtulduğum ev sahibimin en son çabası ben uyurken evime girip fotoğraf çekmek oldu. Cinnetle sonuçlanan bu hikaye ertesi gün kendisinin mutfak penceresinden içeri girip az önce yapmış olduğum omletin yarısını yiyip kirlettiği tabağı da yıkamasıyla kaldığı yerden devam etti. (Ellediği her şeyi tabak çatal bulaşık süngeri… ne varsa çöpe attım tabi sonra)
- Bi sabah eve dönerken, sonraları kimsenin inanmayıp “çaldın di mi” dediği bisikleti buldum. Sonra ödünç aldığı bisiklet çalınan bi kıza verdim.
- Bir gece yolda birileri laf attı. Türk olduklarını arkamdan gelirken “olum bu kız buralı değil iş çıkmaz” dediklerinde farkına varıp ana avrat küfür ettiğim gece.. o gece içimdeki özleme duygusu bi nebze olsun azalmıştı. Nedendir hala bilemiyorum. Memleketim insanı her yerde bulur birbirini.
- Kendi organize ettiğimiz partinin yerini bulamadım. Ormanda kaybolma anı korku filmlerindeki gibiydi. Hatta bi ara şişman ve gözlüklü erkek ilk ölürse ben de yılların looserı olarak 2. giderim diye düşünmeye başlamıştım ki, saatler sonra yolumuzu bulup parti yerine vardığımızda diğerleri çoktan eğlenceyi yarılamışlardı.
- Bi gece sabaha karşı terkedilmiş bi evin çatısında uyuya kaldım.

KAYIP VE HÜKÜMSÜZDÜR
- Ayakkabılarım kayboldu. Kaybolduğunu 2 gün sonra unuttuğum yerde (plajda) bulunca farkına vardım.
- İçinde Avrupa sınırlarında hiçbir işe yaramayan ehliyetim ve İstanbul bileti için ayırdığım parayla birlikte cüzdanım kayboldu. Bulduğum da her şeyler içindeydi.
- Harçlığımın yatmasına 4 gün kala son param olan 25 liram kayboldu. BULUNAMADI J
- Yine kaybettiğimi, son aramalardan bana ulaşarak “telefonunuzu ……… otogarına bırakıyorum” diyen amca sayesinde farkettiğim telefonum. Daha sonra kaç kere kaybettiğimi hatırlamıyorum. Ama en uzun 2 gün telefonsuz kaldım.
- Yine şaşırmadan nasıl kaybettiğimi farkına varamadığım 5 tek lensten 2’sini bulabildim.

No comments: